BİLMEDİĞİMİ BİLİYORUM
“Şakir Eczacıbaşı”nı hiç duydunuz mu? Ben yalnızca bir “değer” deyip geçmek istemiyorum. Anılarını derlediği “Çağrışımlar, Tanıklar ve Dostluklar” kitabından söz etmek istiyorum.
Şakir Eczacıbaşı’nın anılarında kurtuluş savaşı öncesi ve sonrasına da ışık tutan anlar ve son yüzyıl içinde Edebiyat, Eğitim, Psikoloji, Mantık, Felsefe, Tıp, Coğrafya, Zooloji, Sinema, Tiyatro ve Müzik geçmişimizden de derin izler var...
Bugünlerde her fırsatta şunu dile getiriyorum: “Okumuş veya az okumuş her birimiz, yüzeysel yaklaşımlarla futbol, siyaset, ekonomi, insan psikolojisi, eğitim gibi derin konularda ahkâm kesmeye bayılıyoruz.” Şakir Eczacıbaşı’nın kitabında 1940’larda başından geçen bir olayı görünce size aktarmak istedim:
“Laurens H.Seeley, mantık ve felsefe dersleri verirdi. Her cuma günü bir sınav yapar, pazartesi günü düzelttiği kağıtları dağıtıp verdiği notları bildirirdi. Bir pazartesi şöyle demişti:
“Soruların yanıtını bilmeden, sayfalarca uyduruyorsunuz. Siz hafta sonu gezerken ben öğretmenlik sorumluluğuyla, sınav kâğıdının sonunda belki doğru bir şey söylemişsinizdir diye, bütün yazdıklarınızı okumak zorunda kalıyorum. Bir karar verdim: “Bilmediğimi biliyorum” diyene dört, uyduranlara sıfır, bilerek yazanlara da bildiği kadar not vereceğim.”
Sınıf geçme notu altı olduğuna göre, çalışmadığımız günler dört alır, bazı sınavlara çalışıp ortalama altıyı tuttururuz diye düşünerek Seeley’nin kararına sevinmiştik; sınavlarda durmadan “Bilmediğimi biliyorum” yazıyorduk.
Bir gün Seeley bizlere şunları açıklayacaktı: “Artık çoğunuzun hiçbir şey bilmediğini öğrenmiş bulunuyorum, onları sınıfta bırakacağım. Her şeyin bilinmeden konuşulduğu bu ülkede, bütün yıl size “Bilmediğimi biliyorum” dedirtebildim. Yalnızca bunu öğretmiş olsam bile, bir yıllık emeğim boşa gitmiş sayılmaz. Sınıfta kalanlara, babalarına bir kamyon aldırıp şoförlüğe başlamalarını öneriyorum.”
Rahmetli babamın bir sözü ile “sizi sizle” baş başa bırakmak istiyorum:
“Üç günlük bok deşmişliğin var; seyislik taslıyorsun.” Seyis olmak için atlar hakkında çok derin bilgi birikimine ihtiyaç olduğunu biliyor musunuz?
Ben bilmediğimi biliyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder