Kayıtlar

Aralık, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

DÜĞÜN VAR, KOŞŞŞŞŞ KIZZZ

Düğün var, lodos var; rüzgâr sayesinde şarkıcı bizim balkonda sanki.  Balkonlardayız göbek atan atana. Şarkı sözleri mi? “Kar Yağıyor Yağıyor, Abamı Giyeceğim. Sakallıya Varıp Da, Baba Mı Diyeceğim. Oğlan Mavilim Oğlan, Sözüne De Kavilim Oğlan. ENİŞTE BANA HİŞT DEMİŞ, Yalan Sevdiğim Yalan.” Allah mesut etsin; ne diyelim şimdi? Ver coşkuyu...  

SONBAHAR ADINI BİLMEZ

Resim
Sonbaharı seviyorum. Sonbahar, yeşilden sarıya ve kırmızıya dönüştür. Geçiştir. Geçiş olduğu için bedenler zorlanır. İlkbahara uyanış, sonbahar bırakıştır. Tükeniş değildir. Bulutlarla yağmurun mevsimidir.  Ayların ve mevsimlerin adını hatta günlere bile adını insanlar verdi. Sonbahar adını bilmez. Yurt dışına ilk gidişime kadar yağmurla, karla, aşırı sıcaklarla nasıl kavga eden bir millet olduğumuzu gördüm. Dikkat ederseniz hava durumu en çok reklam alan ve abartıyla sunulan programdır. Her ayı sonbahar olan İngiltere'de insanlar hava durumuna bakıp sadece önlem alıyor ve yaşamlarını sürdürüyorlardı. Hava durumu onları yönetmiyordu. Hava durumuyla kavgayı orada bıraktım.  Babamı yıllar önce eylül ayında kaybettim. Temmuz, ağustos ayında çok hastaydı. Şimdi yazı mı suçlayacağım, sonbaharı mı? Yoksa nisan ayında kanser olduğunu öğrendiğimiz, ilkbaharı mı?  Yaşam akıyor. Tüm canlılar, insanlar hariç zamana odaklanmıyor ve anlarını kodlamıyorlar. Doğuyorlar, büyüyorlar, yaş...

ELEŞTİREL DÜŞÜNME

Ne yazık ki dünyanın birçok ülkesinde ve Türkiye’deki insanların %90’nın bilmediği ya da öğrenemediği eleştirel düşünme kavramı, bakın ne demektir. Eleştirel düşünme rasyonalite ile yakından ilişkilidir. Eleştirel düşünme, açık fikirli olma, öne sürülen iddiaların temellerini soruşturma, önyargılardan ve klişelerden uzak durma, ben merkezli kabullerden sakınma, düşünceleri mantık kurallarına sadık kalarak ve sağlam bir şekilde temellendirerek öne sürme benzeri özelliklerden oluşan entelektüel tutumu ifade eder. Eleştirel düşünme kişiden, kibirli, anlayışsız, hoşgörüsüz, sonuçlara ilgisiz, yeni bilgilere kayıtsız ve hüküm verirken tedbirsiz biri olmak yerine araştırıcı ve hakikati arayan, açık fikirli, gerçeğe saygılı, akla güvenen, delillere karşı tarafsız, tedbirli, analitik düşünen ve sistematik biri olmasını ister.  Eleştirel düşüncenin, tevazu, empati, sebat, disiplin, özerklik, cesaret ve saygı benzeri davranış özellikleri veya entelektüel alışkanlıklarla tamamlanması gerekir....

MUTLULUĞUN FORMÜLÜNÜ BULDUM III

Kurallar, yetmiyormuş gibi kısıtlar da ekliyoruz yaşamımıza? Diyet gibi? Bir aydır bir kilo bile veremediniz? Oysa ağzınıza ekmek bile koymuyorsunuz? Spor? Zaman yok. Yogaya başladınız ama hiç bir hareketi tam yapamıyorsunuz. Ayşe ile aynı yaştasınız. O çok esnek. Lastik top mübarek. O akrobat gibi amuda bile kalkıyor. Kaç yıldır yogaya gidiyormuş. Beş yıl mı olmuş. Siz? Altı ay. Altı ayda 'Uçma garantisi' verdiler mi?  Bugüne kadar öğrendiğiniz iyi yaptığınızı düşündüğünüz bir şey var mı? Bisiklete çok iyi biniyorsunuz. Kaç yıldır? Kendinizi bildiniz bileli. Çevrenizdeki insanlar çok iyi bisiklet sürücüsü olduğunuzu söylüyor. Ustasınız yani. Neye zaman ve emek veriyorsanız, o konuda ustalaşıyorsunuz. Farkında mısınız? Farkındalık deyince mutluluğun yollarını öğreten bir guruya gittiğinizi söylemiştiniz. Kaç yol varmış? Ara yol, kısa yol.  Çaycı Recep'in kısa yolunu paylaşmak istiyorum. Çaycı Recep onbeş yıldır markalı bir simit evinde çaycılık yapıyor. Güler yüzlü, işini s...

MUTLULUĞUN FORMÜLÜNÜ BULDUM II

Herkes bizi sevsin istiyoruz? Biraz takdir, biraz onay o benim işte yani. Poh poh... Sürekli ünlü, gündemde biri olmayı mı hayal ediyoruz? En iyi olmayı? Bizim hakkımızda kim ne düşünüyor bilmek ve kontrol etmek istiyoruz?  Her şeyi önceden bilmek istiyoruz? Her işe sonunu bilerek başlayacağız. Mümkün mü? Bugüne kadar becerebildik mi?   Mekanik veya elektronik aldığımız yeni bir aletin en çok üç yıl garantisi var. Bizim garanti süremiz ne? Sürekli bir adil düzen peşindeyiz. Değil mi? Anneniz bunu yapmamalıydı? Kardeşinizi kayırıyor değil mi? Patron da hiç adil değil? Ocak ayı, hazır zamlarda açıklanacak? Ahmet'e yüzde kaç zam yapmış? Size? Fark çok mu? Acaba performansınızla ilgili bir sorun mu var? Size taktı mı? Tarih hocası gibi mi? Patron taktıysa atar işten. Siz neye taktınız işyerinde? Geçen senenin ilk altı ayı en büyük satışı siz mi yaptınız. İlk altı ayı unuttular tabii, son altı ay satışlar ne oldu diye sordular? Özel sektörde dün yoktur. Dün, referans alınacak...

MUTLULUĞUN FORMÜLÜNÜ BULDUM

Mutlu olmak için her gün tok karnına bir tane aspirin için ama bol suyla mideniz hassas ise içmemenizi öneriyorum. Evet, mutlu olmak için aspirin gibi her derde deva haplar arıyoruz. Sektörde de bolca hap satan ve hapçı var. Çünkü kişisel gelişim mutluluk vaadine endeksli bir sektör oldu. Mutlu olmaya çalışıyoruz. Geçen komşunun küçük oğlu "Sıkıldım ben amca!" dedi. "İki zıpla geçer." dedim. Beklentisi bitmeyen, tükenmeyen enerjisine eşdeğer sıkıntısına bir çare bulmamı istiyordu. Anne ve babasının bulduğu formüllerden farklı çözüm önerince “Nasıl yani?” diye yüzüme baktı. "Zıpla çocuğum dedim, zıpla." Eline tablet gibi birşeyler verilerek pasifize edilmeye alışmış bu çocuk, aslında elimdeki ayfonuma( iphone) kilitlenmişti. Onu verince laptopa, onu verince televizyon, onu verince playstayşın, onu verince video film, onu verince AVM’ye götür diyorlar. O veletten farkımız yok aslında. Tükenmez bir beklenti içindeyiz hem kendimizden hem de çevremizden:...

SEVGİ

 #sevgi #bebek #çocuk  Çocuğu sevmek, çocukla bütünleşmek, onunla bazı etkinliklerde beraber olmak ve bir birey olarak onun gerçeklerini anlamaya çalışmaktır. Çocuk kendisiyle birlikte geçirilen zamana eş olarak sevilip sevilmediğini anlar. Sevgi temelde çocukla geçirilen zaman anlamına gelmektedir. Çocuk sevilmeden yaşayamaz. Çocuğun dünyasının tek dayanağı ve anlamı, ana-baba sevgisidir. O, bu sevgiyi yitirmemek için gösterdiği çaba sayesinde zamanda kendi kendini yönetmeyi öğrenir.  Çocuk, anne ve babasından farklı nitelikli sevgi bekler. Bu sevginin özellikle kendi şahsına yönelik olmasını bekler. Beceri ve yetenekleri sevgi konusu olmamalıdır. Çocuk koşulsuz sevgi ister. Sevginin temel taşı kabul duygusudur. Sevildiğine emin olan çocuk, istenmedik davranışlarda bulunmaz.  Sevgiye olan eğilim, insanlarda doğuştan var olan bir yetidir. Ancak, sevginin ifadesi öğrenilmiş bir davranıştır. Çocuğun anne-babayla etkileşim içinde olmaya, karşılıklı ilişki içinde zaman z...

VEDA

Resim
İstanbul'dan 1999 yılında ayrıldığımda hiç arkama bakmamıştım. Geçen İstanbul 'daydım. Ankara'ya dönüş uçağı için havaalanında son kontrolü geçtiğimde sanki Alman gurbetçileri gibi mutlu oldum.  Ankara'dan ayrılma vakti yaklaştıkça ellerim ceplerimde başım önümde. 6 yıl ODTÜ 1976-81, 13 yıl 6 ay 1999-2013 Form/ Susuz. Ankaralı yıllar karlarla birlikte erimiş gitmiş.  İzmir'de kar da yok. Aslında taşınma olayını bir yıldır içimizde biliyor ve yaşatıyorduk. Tereddütlerimizin girdaplarında acaba gitmesek mi diyorduk. Bu acımasız süreci yönetmenin verdiği yorgunluk olsa gerek. İnsanlar koltuğunu değiştiremiyor biz koca bir şehri diğer bir şehire değiştiriyorduk. Yeni bir sistem kurmanın heyecanında endişelerimizi bir bir erittik. Ankara'da dostlar var. Yaşadığımız güzel anlar var. Oynadığımız tiyatro oyunlarında alkışlar, açtığımız karma fotoğraf sergilerinde beğeniler var. Ankara'nın sonbaharı ve kışında gezdiğimiz dağların, ovaların görkemli görüntülerinin do...

SOSYAL AĞLAR

Resim
#sosyalağlar #sosyalmedya #sosyalmedyaokuryazarlığı Sosyal ağlarda paylaşım ve takiplerimizde nasıl bir değerlendirme içinde olacağımız konusunda çok net bir açıklamayı paylaşıyorum.  Medya okuryazarlığı geliştirilebilir bir beceri olabilir mi?  Her okuduğumuzu doğru anlıyor muyuz?  Paylaşırken doğruluğunu araştırıyor muyuz?  Tüm canlılara yapılan kanlı işkenceleri paylaşırken nasıl bir oyunun parçası oluyoruz?  Siyasi söylemlerde kimler bizi dolduruşa getiriyor olabilir?  Bizlerle iletişim kuran tanımadığımız kişiler, sundukları profillerin kadını mı, adam mı? Bizlerle ilk kez iletişim kuran kişi ortak arkadaşlar kanalıyla geldiyse ortak arkadaşları gerçekten tanıyor muyuz? Eleştirel medya okuyazarlığı, nefret söylemi, medya akıcılığı, eleştirel sorgulama, bilinçli yargı, etik ihlaller, grup kutuplaşması gibi sosyal medyada öne çıkan kavramların ne anlama geldiğini biliyor muyuz? Sosyal ağlar bir samanyıldızı kümesi gibidir. Teleskopu iyi kullanırsak ye...