MUTLULUĞUN FORMÜLÜNÜ BULDUM II

Herkes bizi sevsin istiyoruz? Biraz takdir, biraz onay o benim işte yani. Poh poh... Sürekli ünlü, gündemde biri olmayı mı hayal ediyoruz? En iyi olmayı? Bizim hakkımızda kim ne düşünüyor bilmek ve kontrol etmek istiyoruz?  Her şeyi önceden bilmek istiyoruz? Her işe sonunu bilerek başlayacağız. Mümkün mü? Bugüne kadar becerebildik mi?  

Mekanik veya elektronik aldığımız yeni bir aletin en çok üç yıl garantisi var. Bizim garanti süremiz ne?
Sürekli bir adil düzen peşindeyiz. Değil mi? Anneniz bunu yapmamalıydı? Kardeşinizi kayırıyor değil mi? Patron da hiç adil değil? Ocak ayı, hazır zamlarda açıklanacak? Ahmet'e yüzde kaç zam yapmış? Size? Fark çok mu? Acaba performansınızla ilgili bir sorun mu var? Size taktı mı? Tarih hocası gibi mi? Patron taktıysa atar işten. Siz neye taktınız işyerinde? Geçen senenin ilk altı ayı en büyük satışı siz mi yaptınız. İlk altı ayı unuttular tabii, son altı ay satışlar ne oldu diye sordular? Özel sektörde dün yoktur. Dün, referans alınacak bir değermiş. Aslında geçmiş, gelecek değil klişesi değil mi? Süreklilik, verimlilik, kârlılıktan söz ettiler değil mi? Haklılar galiba? İş dünyası bu?

Herkesin bu hayatta bize borcu var değil mi? Tahsil edebildik mi?  Borcunuzu ödeyin, diyebiliyor muyuz? Kızıyor musunuz? Kendinize mi? Onlara mı? Sürekli yazıyoruz. Farkında mısınız? Bizim yazdığımız senaryodan kızdıklarımızın hiç haberi bile yok. 

Dün kar başladı. Hava berbat. Uçağınız altı saat rötar yaptı demek? Tüm aksilikler de hep bizi buluyor? Değil mi? Kar bütün yurda yağıyor. Aylarca kapalı köy yolları var. Rötar yapan uçakta boş yer var mıydı? Yoktu demek. Kimse vazgeçmedi ne gitmekten ne de dönmekten değil mi? Sadece sizin uçakta mı gecikme vardı? Hayır mı? Havaalanında yüzlerce insan vardı.

Kimse kontrol edemiyor değil mi yaşamının tümünü. Uçak bileti alınca o şehre anında ışınlanamıyor insan henüz.
 (Devam edecek)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLİYORUZ DA KONUŞUYORUZ

HIRSIZ

İSTİYORUM