SONBAHAR ADINI BİLMEZ



Sonbaharı seviyorum. Sonbahar, yeşilden sarıya ve kırmızıya dönüştür. Geçiştir. Geçiş olduğu için bedenler zorlanır. İlkbahara uyanış, sonbahar bırakıştır. Tükeniş değildir. Bulutlarla yağmurun mevsimidir. 
Ayların ve mevsimlerin adını hatta günlere bile adını insanlar verdi. Sonbahar adını bilmez. Yurt dışına ilk gidişime kadar yağmurla, karla, aşırı sıcaklarla nasıl kavga eden bir millet olduğumuzu gördüm. Dikkat ederseniz hava durumu en çok reklam alan ve abartıyla sunulan programdır. Her ayı sonbahar olan İngiltere'de insanlar hava durumuna bakıp sadece önlem alıyor ve yaşamlarını sürdürüyorlardı. Hava durumu onları yönetmiyordu. Hava durumuyla kavgayı orada bıraktım. 
Babamı yıllar önce eylül ayında kaybettim. Temmuz, ağustos ayında çok hastaydı. Şimdi yazı mı suçlayacağım, sonbaharı mı? Yoksa nisan ayında kanser olduğunu öğrendiğimiz, ilkbaharı mı? 
Yaşam akıyor. Tüm canlılar, insanlar hariç zamana odaklanmıyor ve anlarını kodlamıyorlar. Doğuyorlar, büyüyorlar, yaşlanıyorlar ve ölüyorlar. Zamanı ve mevsimlerin adını bilmeden yaşıyorlar. İnsanlar düşünür. Şimdi sonbaharın vazgeçilmez güllerini düşünmeyiniz. Düşünüyorsunuz, değil mi? Kırmızı gülü düşünmeyin. Düşünmüyorsunuz değil mi? 
Düşünürüz. Biliyor musunuz? Beynimiz hem iyi hem de kötüyü aynı anda taşıyamıyor. Biri gidiyor diğeri geliyor. İyi düşünce gidince sonbaharın kasvetli olduğu düşüncesi çörekleniveriyor. 
Evimizde uçan bir sineği sineklikle ezip öldürürüz. Canlılar için hep istenmeyen bir son vardır. Değil mi? Orman yangınları gibi. Daha çok yazın olur. Diğer canlılar da insanlar gibi hayatta kalmak için mücadele eder. 
Sonbahara gelince medya ve sosyal medya hüznü pompalıyor. Şairler de. Filmler de. Yaprağın ağacı terk edişi mi yoksa ağacın yaprağı bırakışı mı? 
Mesaj bombardımanı altında transa geçeriz. Trans yaşamımızın her alanında var. Algımızın yönetildiği bir dünyada yaşıyoruz. Durup dururken birşeyler tetikler ya kötü oluruz ya da iyi. 
Şimdi Ankara, Istanbul, İzmir ve yaşadığımız tüm illerin çevre ilçelerinde, yaylalarında, henüz yakılmamış ya da yakılmayı bekleyen ormanlarında enfes bir hava vardır. Sarı, kırmızı ve grinin dışında da tüm renkler dans ediyordur. Sonbahar fotoğraflarını çok severiz. Değil mi? Yürüyüşler, koşular, yoga, plates yapabiliriz. Nefesimizi yönetebiliriz.
@duyguceritoglu (yoga eğitmeni) hocam der ki: "Dik duralım, burnumuzdan derin bir nefes alıp yine burnumuzdan yavaş yavaş verelim. Göreceksiniz içiniz yaşam sevinciyle dolacak."
Nefes alıp verdiğimizi bilmek her mevsimde güzel. Sonbaharda hüznü yaşamak da güzel. Gülümsemek de her mevsimde çok güzel.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLİYORUZ DA KONUŞUYORUZ

HIRSIZ

İSTİYORUM