KANDIRILMAK BU KADAR KOLAY MI?

Çarçur edeceğimiz bir liramız yok. Rahmetli babam kirpiğimizle topluyoruz derdi. Kolay para kazanmayı hedeflemiş fırsatlar ülkesinde algımızla oynanıyor. Aptal yerine konuluyoruz. Kandırılmak olağan bir durum gibi gösteriliyor. Ne olacak koskoca filanca da kandırılmış hem de kaç kez, ben bir kez kandırılmışım çok mu? diyoruz.

Dünyanın neresine giderseniz gidin bedava diye ne dağıtılıyorlarsa karşılığında bir bedel mutlaka ödenir. Bize dayatılan mal veya hizmeti satın alırken imzalatılan ticari sözleşmeleri dikkatle okuyalım. Çünkü sözleşmeler karınca duası gibi küçük harflerle yazılmış tuzaklarla ve tek taraflı cezalarla doludur. Satın alma kararından önce üç gün bekleyelim bu ülkede kampanya da bitmez fırsat da kaçmaz.

Yakın tarihimiz bankerzedeler, jaguarcılar, jetgiller, kooperatifzedelerle doludur. Şimdi de kentsel dönüşümzedeler ülkesi olduk. 

İki seansta sözde bilim içerikli, Amerikan menşeli, süslü sertifikalarla en kısa yoldan meslek sahibi olacağımızı sanıyoruz. İnternet kolay para kazandıracak ipe sapa gelmez reklamlardan geçilmiyor. 

Kazıklandığını bilerek bal satın alan kandırılmışlar ülkesiyiz. Dünyada o kadar balı üretecek sayıda arı yok. Ülkemizde milyonlarca ballı müşteri var.

Düşünmeden, araştırmadan, sorgulamadan hiç bir evraka imza atmamanızı öneriyorum. Karşı tarafın işi bir şekilde her ne pazarlıyorsa satmaktır. Onun işi satmak, bizim işimiz kandırılmadan gerçekten ne istediğimizi bilerek mal veya hizmet satın almaktır. Aptal yerine konulmadan huzurla yaşamak hakkımızı bedava veriyoruz. 

Kandırılmak bu kadar kolay mı? Parayı bu kadar kolay mı kazanıyoruz?

Sorgulayınız.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLİYORUZ DA KONUŞUYORUZ

HIRSIZ

İSTİYORUM