DOST DOST DİYE


Dost, arkadaş, tanış, akraba, hısım, kardeş, birbirine karıştırılan kavramlardır. Zaman zaman her birinden beklentiler aynı diye düşünülür. Her bir kavram sadece Türk Dil Kurumu'nun sözlüğünde farklı anlamlarda olduğu net bir şekilde görülür. 

Dost, bu kavramların dışında yer alır çünkü en üst mertebedir, dostlukta ilişkiyi bilgelik besler. Yıllar ve paylaşılanlar ölçüsünde ilerler dostluk, yani zaman ve acı ve tatlı paylaşılanlarla doğru orantılıdır. 

Dost dediğimiz kişiler bu sürecte dost olamayacaklarının sinyalini muhakkak verirler. Dost diye düşündüğümüz kişiden beklentilerimiz ve o kişiye yüklediğimiz anlamlar yüzünden hatalarını, sadakatsizliğini görmeyiz, o kişiyi kaybetmek korkusundan dolayı da görmemezlikten geliriz. Tek taraflı yürüyen ilişkinin sonucunda da dostun, dost olmadığı düşüncesine varırız. 

Maddi ve manevi alma verme dengesi ve güven kavramıyla birlikte doğrudan dostluk kavramı ile ilişkilidir. 

Aşık Veysel ne der: 
"Dost dost diye nice nicesine sarıldım
Benim sadık yârim kara topraktır
Beyhude dolandım ey yar boşa yoruldum…" 

Dostluktaki kırmızı çizgi, koşulsuz sevgidir. Dostlar, karşılıklı olarak bu dünyada birlikte varolduklarını birbirlerine hissettirenlerdir. Dost dediğimiz kişilerin sayısı da ömrümüzde ya iki ya da üçtür.

#atevfikceritoglu

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLİYORUZ DA KONUŞUYORUZ

HIRSIZ

İSTİYORUM