ZÜLFÜ YÂRE DOKUNMAK
Bir paylaşımınız beğenilmedi diye üzülmeyin, zülfü yâre dokunmuşsunuzdur. Jan janlı fotoğraflarla güzellikleri mi öveceğiz her zaman, insan ve insana dair sosyal içerikli eksikler fotoğrafa ve söze düşünce psikolojiniz mi bozuluyor? Gerçekler acıtıyor mu? Sevgili Eşimin dediği gibi gerçeklerle ve kendinle yüzleşmek işimize mi gelmiyor mu?
İnsanoğlu ben de dahil eleştirilmeyi sevmeyiz. Bununla birlikte kişisel veya kurumsal yapılan evrensel yanlışlar da gündeme gelecektir. Özellikle iletişim ve özsaygı konusuna dikkat edeceğiz.
Her kimse(Aile, hısım, akraba, dost, arkadaş vs.) ve her hangi kurumsa(Belediye, bakanlıklıklara bağlı hizmet kurumları, hastane gibi) o zülfü yâre dokunduğunuzda taşa atılan su gibi halka halka o kişiler sizden uzaklaşır. Çünkü suya sabuna dokunmayan, aman değmesin yağlıboya diyenlerin, nemacıların, yandaş takımının ve yakınlarınız diye düşündüğünüz tanıdıklarınızın suskunluğudur bu. Timurlenk bir köye bakılsın diye bir fil verir diye başlayan Nasrettin Hoca hikayesini okumanızı öneririm.
Sonuç instagramda da izleniyorsunuz?
Seyirciye değil kendinizi en iyi şekilde ifade etmenin yollarını öğrenmenizi öneririm. Çünkü sosyal medya önemlidir. İktidarın ilk susturduğu ve sınırladığı ve izlediği yerdir. En yakınlarınızın dahil İsteyen istediği gibi kişiselleştirsin, isteyen üstüne alınsın, isteyenin de umurunda olmasın. Siz işinize ve duruşunuza bakın. Ne kadar içten ve gönülden kendinizi ifade edebiliyorsunuz ve net bir şekilde gündem belirliyorsunuz, o önemlidir. Eğer kendiniz olursanınız nar gibi çoğalır ilgi.
Umutsuzluğa da kapılmayınız çünkü su yolunu bulur.

Yorumlar
Yorum Gönder