DENGE
“Fransız fizyolojist Claude Bernard denge kavramını organizmada “iç çevrenin değişmezliği” olarak ifade eder ve bu olgu “bedenin sabit bir dahili ortamı koruma eğilimi” şeklinde tanımlar.
İnsan vücudundaki kan şekeri konsantrasyonundan, kandaki oksijen ve karbondioksit düzeylerine ve hücrelerdeki su dengesine kadar pek çok biyolojik denge durumu, oldukça dar sınırlar içinde korunmalıdır. Çeşitli bedensel mekanizmalar, bu koşulları belli sınırlar içinde tutma doğrultusunda çalışırlar. Tutulamadığında ise bir dengesizlik, biyolojik rahatsızlık ortaya çıkmaya başlar. İnsan hayatındaki denge ilkesi çok önemlidir.
Psikologlar denge ilkesini fizyolojik dengesizliklerin yanı sıra, psikolojik dengesizlikleri de kapsayacak biçimde genişletmişlerdir. Çünkü herhangi bir psikolojik dengesizlik de, dengeyi yeniden kurmayı hedefleyen davranışı güdüleyecektir. Böylece endişeli, ürkek veya korku içindeki bir kimse, gerilimi azaltmak için bir şey yapmaya bir şekilde güdülenecektir. Benzer biçimde birey amacına ulaşmadığı sürece kendisinde bir eksiklik, huzursuzluk duyar. Bu da bireyde büyük bir isteksizlik ve dengesizlik yaratır. Gereksinim karşılığında ise bu dengesizlik giderilir ve birey amacına yani doyuma ulaşmanın mutluluğunu yaşamaya başlar. Bununla birlikte bireyi sürekli mutlu kılan bir doyum noktası da yoktur. Bir gereksinimin bittiği yerde bir başka gereksinim başlar ve motivasyon süreci her defasında aynı yolu izler. Fakat her bireyin istek ve özlemleri kendine özgü çizgide sürekli farklılıklar gösterir. Bu nedenle, motivasyonun sonuncu aşamasında yer alan doyum noktasında bireyin sürekli tutmak mümkün değildir.”*
Dengeden söz ederken “alma verme dengesini” de konuşalım. İnsan ilişkilerinde bir alma verme dengesi vardır. Eğer tek taraflı bir alma varsa karşı taraf sürekli veriyorsa denge bozulmuştur. Maddi ve manevi tek taraflı bir sömürü söz konusudur. Sürekli veren kişinin psikolojisi zaman içinde oluşan beklentilerine karşılık alamayınca bozulur. Alan kişi hayatından memnundur. Bununla birlikte alan ve veren arasında kısır döngüye girmiş bir ilişki söz konusudur.
Denge yaşamımızın her alanında çok önemlidir. Özellikle iletişimde olduğumuz her kim varsa ilişkilerimizde alma verme dengesine dikkat etmenizi öneriyorum.
* Kaynak: AÜ Eğitim Psikolojisi kitabı
Editör Prof. Dr. Coşkun Bayrak
Yorumlar
Yorum Gönder