GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ


Yıllarca çalıştık bir tane 2+1 dairemiz var. Ülkenin %80'i bizim gibi çalışanlardır ve her zaman sömürüldü, sömürülüyor. Atatürk'ü değerlendirememiş bir toplumun geldiği nokta: Daha birkaç gün önce mültimilyoner bir bakanın yurt dışına giden doktorlar için yaptığı işaret seviyesindedir. İktidar ve yandaşlarının hatta muhalefet partilerinin Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışmayan öyle çok söylem ve eylemleri varki, unutuyoruz. Ne yazık ki Türkiye ve Dünya tarihinin bu kesitine denk geldik. 

Tarihi nereden okuyacağız? diye sorarken kendime, 
Albert Camus okumaları yaptığımda Fransızların Cezayir'de yaptığı soykırımın (1 milyon insan katledilmiş,) farkına varmıştım. Oysa Fransa, Paris'i kasıp kavuran Hitler'i yaşamış bir ülkeydi. Fransa sadece Cezayir'de mi soykırım yaptı? Afrika'yı hâlâ kasıp kavuruyorlar. Tarihte örneği çok, arama motoruna soykırım yazdığımızda Avrupalı birçok sömürgeci ülkelerin yaptığı katliamları görebiliriz. 

Eğer Çanakkale ve Kurtuluş 
savaşlarını kazanmasaydık, yaşayacağımız soykırımın boyutu daha da büyük olurdu. Çanakkale şehitlerini gezdiğimizde aydın kesimden savaşa katılan insanların yani bir neslin telef olduğunu görüyoruz. Yunanlıların işgal ederken ve kaçarken yaptığı katliamları bilip keşke 'Yunan kazansaydı,' diyenleri de biliyoruz.

Atatürk'ün 'Nutuk'u bu yüzden önemlidir. Dünden çok bugünlerin iyi bir kanıtıdır. Doğrular ve yanlışların farkında olabilmek için geçmiş referanstır bununla birlikte terazinin iki kefesi vardır: Doğrular ve yanlışlar. Atatürk, doğrusu ağır basan bir dehadır. Anıtkabir'den Türkiye Cumhuriyeti'ni sonsuza taşımak için mücadele eden Atatürk'ün emanetine hiyanet ettikçe dibe batıyoruz. Ortadoğu batağına gömülmek üzereyiz. 

Allah'ın verdiği aklı kullanmak sevaptır. Kullanmıyoruz çünkü düşünmek yerine biat en kolayıdır. 
Yakın tarih okumaları yaparken yalnız tarihçilerin yazdıklarını okumak yanlı görüşlerin etkisine girmemize de neden olabiliyor. 
O yüzden Tolstoy, John Zerzan, K. Vonnegut, J. Lukacs, A. Camus, Marquez, Nietzsche, Sartre, Akiba, J.Lewis, R. Cremer, G. Orwell, A.D. Lehman, K. Tahir, T. Özakman, T. Buğra, A. Ağaoğlu, P. Mağden, Uğur Mumcu vd. yazarları okumayı her zaman öneriyorum. 

Biat eden taraf değil vatandaş hatta dünya vatandaşı olmak ve hakikatin peşinde olmak için farkındalığımızın yüksek olması önemlidir. Türkiye bugün ne yazıkki ABD güdümündeki Ortadoğu ülkelerinin içinde yer almaktadır. Sivas ve Erzurum kongrelerinde red edilen Amerikan mandası önerisini, bugün kabul eden bir iktidarı yaşıyoruz 

Arama motorlarına soykırım diye yazdığımızda karşımıza çıkan ülkeler, Mondros Müterakesini ve Sevr antlaşmasını Osmanlı'ya imzalatan ülkelerdir. Almanya ve Rusya(Atatürk'e Kurtuluş savaşında destek vermiştir.)zaman içinde müttefikimiz olduğu halde bu ülkeler de soykırım yapan ülkelerin içinde yer almaktadır. Güneş balçıkla sıvanmaz. Hedefe gidecek her yol da mübah değildir.

Bir arı bal yapmak için günde 2,000 çiçek geziyormuş. Atatürk'ün okuduğu kitap sayısı 3,937 olduğu biliniyor. Bir çoğunun içinde tuttuğu notlar var, altlarını çizdiği önemli gördüğü satırlar var. Okuduğu kitaplarda en sık rastlanan konular: 101 tarih, 20 dil, 8 edebiyat, 8 sözlük ve 7 siyaset bilimiymiş. 
Atatürk, düşman olarak kimlerin hedefindedir? Kimlerin oyununu bozmuştur? Niçin Türkiye Cumhuriyetinin temel değerleri birbir yok ediliyor? 
Düşünmek zaman ayırmak ister. Varolmamızın yegane temeli de Türkiye Cumhuriyeti'dir. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLİYORUZ DA KONUŞUYORUZ

HIRSIZ

İSTİYORUM