AHMET TEVFİK CERİTOĞLU

31 Mayıs 2017 Çarşamba

ETEĞİMDEKİ TAŞLAR XX

Yazdığım öykü nasıl olmuş diyen olursa, birkaç sevdiğim yazarın öykülerini paylaşıyorum. Siz öyküleri nasıl buldunuz? diye sormuyorum.


***

Kitap okuyan insanın sessizliği çevresine rahatsızlık verir.

***

Senin doğruların çok, benim yok ama bitmez sorularım var.

***
Davul boynunuzda diye sevinmeyin çünkü tokmak başkasında, üstelik davulun sesi de çok yakından geliyor.


***

Sabit bir giderle büyük bir borç ödüyorsanız reklamları seyretmeyiniz. Reklamlar, egomuzu tetikler Onda var bende niye yok. Çünkü sizde para yok.

***

Gider geliri aşıyorsa ya banka soyacaksınız ya çok çalışacaksınız ya da mevcutla iyi bir bütçe yapacaksınız.

***

Kendinizi tanımak sizi hedeflerinize götürecek ilk adımdır. Tanıyor musunuz? Tanısaydınız kontrol siz de olurdu. Yönetiliyorsunuz.

ETEĞİMDEKİ TAŞLAR XIX

Bırakamıyorsunuz biliyorum. Babamda bırakamamıştı. 54 yaşında kanserden öldü. Hiç olmazsa sigara içen fotoğrafları paylaşmayı bırakınız. Çok mutlu olurum.


***

Beni seviyor musun?"sorusuna yanıt "Ya sen?" değildir.


***

Çok şükür hepimizin bir akıllı telefonu var ve selfi çekebiliyoruz, eşitiz.

***

Yaşımın ilerlediğini alınganlıklarımdan anlıyorum.

***

İnsanın en çok kendine canı sıkılır, sonra etrafındaki insanlara sarar.

***

Lağım faresi, akbaba, tilki, sırtlan, kobrayı bile kabul ediyorum. İnan seni de kabul ediyorum.

***

Geçen yıllardan bugüne değişen bir şey yok: İletim halindeyiz; iletişim halinde olduğumuzu düşünüyorsak; yanılıyoruz.


ETEĞİMDEKİ TAŞLAR XVIII

Şimdi bana soruyorlar bu lafları nerenden uyduruyorsun diye. Kurşunkalemim ve bir de defterim var.


***

Yaşam boyu tuttuğun ya da tutunduğun bir iki adam ya da kadın vardır.Her ne olursa seni yanıltmayan.Öyle inanırsın ki yokluğunda da yanı başındadırlar.

***
Evlen, belki iyi gider.

***

Temelinde saygı,sevgi ve güven olmayan ıslak imzalı kağıt parçasına bağlı birliktelikler bir gün bitmeye mahkumdur.

***

Her insan, tanımadığı veya tanıdığı bir insanın yaşadığı acıyı, neşeyi, mutluluğu ve eziyeti yaşama kapasitesine sahiptir.


12 Mayıs 2017 Cuma

ETEĞİMDEKİ TAŞLAR XVII

Tezer Özlü'yü her okuduğumda Dünya'yı uzaydan seyrediyorum sanki: Sessiz, uzak, orasız, kimsesiz.

***

Bazı insanlar -eş, çocuk, kardeş, akraba,hısım, dost, arkadaş- asla birbirlerini tanıyamaz sadece ön yargı ve tepkileriyle ilişkidedirler.

***

Yaşamımızda yapacağımız en büyük hata tanıdığınız birini küçümsemek ve alay etmek olacaktır. Çünkü biz neyiz ki?
***

Şaka yapmak duyarlılık, farkındalık, meziyet ve zeka ister. Patavatsız, dikkati üzerine çekmek için zevzeklik, alay etmek komiklik değildir.
***

Ol'dum diyenlere rahmetli bir babamın bir sözü var:"Üç günlük at boku eşmeyle seyis olunmaz."
***

Faşizmin mayası korkudur. Suyu da şüphe. Düzenin bir parçası olanlar kendilerinden bile şüphe ederler. Soru soranlar, sorgulayanlarsa hain.



MEME KANSERİ

Psikoloğun gözlerinden kaçtı, kadın ilk kez oradaydı. Birden bağırdı:
- Meme ve acı.
Psikolog: - Arkanıza yaslanın. Derin bir nefes, burnunuzdan. Meme ve acı derken?
Kadın ağlayarak: - Yalancı memeyi bibere bulamıştı babaannem.

ETEĞİMDEKİ TAŞLAR XVI

Emperyalist güçler, kasabanın şerifini hokkabaz, madrabaz, at hırsızı, haydutlardan seçer. Tek kanallı televizyon yayınlarından beri kovboy filmleriyle aşılanan budur.

***
Dünya'da güdülenlerle, direnenlerin kitle sayısı eşittir. Kapitalist düzeni sorgulamayan güdülenleri de siyasetçiler yarışta önde tutar

***
İşinize geldiğinde değerli olarak etiketlediğiniz kişi ve nesnelerin aslında sizin için gerçekte hiç bir değeri yoktur.

***
İnsanın en büyük zenginliği eşidir.

***
Hoca'ya sormuşlar tuvalette sakız çiğnemek caiz mi? Hoca da ne çiğnediğini bilmezlerse evet demiş.

HIRSIZ


Dünyanın neresine giderseniz gidin, tüm hırsızlar arsız olur. Kaybedecek ar, namus, şeref gibi değerleri yoktur. Hırsızlar genelde ihtiyaçtan çalmaz. Allah, Hak ve Tanrı nedir bilmezler? 
Emek nedir onu da bilmez, saygı da duymazlar. Çalmak için hep bir bahaneleri  vardır. Tövbe etmiş hırsıza bugüne kadar rast gelmedim. Hırsız sürekli yalan söyler "Ben çalmadım" der. Hırsızlar tek başına da çalmaz. Hırsız varsa erketeye yatmış bir arkadaşı mutlaka vardır.
Yavuz hırsız, ev sahibini bastırır derler ya. Bağırır, tehdit eder, çemkirir hatta öldürürler bile. Katil de öldürür ama hırsız ölüyü bile soyar. 
Hırsızlığa direk maruz kalmamış biri hırsızı severiz çünkü filmler de hırsızlar zenginden çalar. Hırsız, polisten kaçarsa yakalanmasını istemeyiz ve alkışlarız.
Oysa halk- emekliler, asgari ücretliler, memurlar, işsizler- zengin değildir.
Biz birkaç kez soyulduk, hırsızı iyi biliriz. Ailecek acısını da çekeriz.

ETEĞİMDEKİ TAŞLAR XV


Etkin dinlemenin ne anlama geldiğini öğrenemediğimiz ve uygulayamadığımız sürece aile, kurum, şirketlerde iç iletişim sağlıklı yürümez. 
***

Nasihat etmeyi, dayatmayı aileden öğrenerek bu gelişmemiş iletişim biçimini kurumların, şirketlerin işleyişlerine taşırız. 
***

Bilge olma yoluna girdiğini ancak tepkisel kişilikten yaşam boyu öğrenen kişiliğe dönüşmeye başladığını hissettiğinde anlarsın. 
***
Babaannem,Türk filmi izlerken yemeğin dibi tutardı, annem dizi seyrederken yaprak sarmasını iki sıra yakardı.Ben kitap okurken yangın çıktı. 

                                                                       ***

Herkesin sizi sevmesini beklemeyiniz. En kolayı sizin kendinizi sevmeniz ve kendinize saygı duymanızdır. Nasıl mı? Kendinizi bilerek. 

***
Yalnızlığın ruhumda yarattığı bunalımı seviyorum çünkü dünyanın yaşattığı bunalıma duvar çekiyor. 

KELEBEKLER VADİSİ


Göcek'ten bir tekne kalkar 
Uçsuz mavilikler yarılır
Her dokunuşta bıçak sırtı dalgalar
Kıyılara koşar köpük köpük
Yosun yeşili mavi
Midyelerin siyahına tutunur
Laciverte saplanır sarp kayalar
Mavi yansır türkuaza 
Yanaşan küçük tekneden 
Aşıklar uçar
Mor üzerine sarı, mavi nakış bir kelebek 
Atılan demirin paslı tuzlu zincirine konar
Zakkumlardan reverans
Dik,kaygan ve çıplak kayalardan
şelale, lir
Aşıklar dansa durur 
Kırmızı, mavi, turuncu ve sarı
konfetiler yağar vadiye
Gün biter
Ağıt düzer denizden koparcasına çıkan çapa
Aşıklar el sallar
Kelebekler sessiz
Samanyolu olur, ışıldar.

ETEĞİMDEKİ TAŞLAR XIV


Kıskançlık, hasetlik, çekememezlik, kibirlilik, üstünlük, şüphe, korku, endişe,dedikodu..Her kelimenin anlamını bile bilsek duygularımızı belki yönetebiliriz.
***

O, kendi kendine  konuştuğunun farkında değildi. İnsanlar toplantı salonunu terk ettiğinde o, hala konuşuyordu
***

Çakal, akbaba, fare içgüdüleri ile doğasını yaşar. İnsanımsı yaratıklar düşünebilme özelliğine sahiptir ve insana, hayvana, doğaya  hatta tüm evrene yapacakları zulmü asla tahmin edemezsiniz. 
***

- Havadan mı?
- Bilmiyorum!
- Gidesim var...
- Nereye?
- Google Mapste olmayan bir yer var mı?
- !!!
***
İnsan en çok neye kırılır biliyor musun? Beklentilerine.
***
Bu dünyada herkesin bir derdi var. Her dağın karı büyüklüğü kadardır. Hiç birimizin derdi diğerinin derdini dövemez. Ona göre.

DÜŞTÜ

Yalnızlığı, akşamın güneşi cama mor, sarı, kızıl düştü. 
Çağlayan zamana, tutunamayan bir dalın yaşam direnci düştü. 
Düştü, özgür kalacağı günler. 
Yarına kadar karanlığa gölgesi umutla düştü.